Kadınların Gücü

2017-03-03-photo-00000161

Kara’yla ben her geçen gün birbirimize daha da çok bağlanıyoruz. Benimle göz kontağı kuramadığı için patisiyle iletişim kurmaya çalışıyor.  Su istediği zaman burnuyla su kabını iterek tası oynatıp duygularını ifade ediyor. Sanki içinde 2-3 yaşlarında bir çocuk var.

Daha önceki yazımda eğitimin ilk günlerini anlatmıştım. Unutamayacağım anlardan biri ilk kez Kara ile beraber Birleşik Krallık Büyükelçisi Richard Moore’un eşi Maggie Moore’un konuşması sırasında kalabalıkta oturmaya başladık. Eğitimin ilk günleriydi ve heyecanlıydım. Kara mükemmel yürüyüşü ve edasıyla toplantıda bir anda ince ince sesler çıkarmaya başladı. Sık sık uyardım. Meğer yemek saatini geçirmişim. Anlayacağınız ikimiz birbirimizi eğitmeye başlamıştık.

Ankara’da ilk veteriner kliniğini ziyaretimiz beni çok heyecanlandırmıştı. Kara veterinerde içeri girmek istemedi.  Bir ‘Hey!’ düzeltmesiyle içeri girdik ve ilk aşısını oldu. İlk defa o zaman bir çocuğum varmış hissine kapıldım. Tunalı’da başladık yürüyüşe. Birçok insanın hala şaşırmış ifadeleri kulaklarımdadır. Öğretmenimin öğrettiği ‘yürü’ ‘sağa dön’, ‘sola dön’ gibi komutları uygulamaya başladık. Bunların yanı sıra ‘Aaa! Bu ne rehber köpek mi? Bak üstünde ne yazıyor.’  gibi konuşmalara şahit olduk. Bir de tek başıma yürüme ve sürekli hata yapma korkum vardı. Tek başına yürümek… 7 senedir özlediğim bir duyguydu.

En heyecanlı olduğum gün…  Bayan Maggie Moore ile İstanbul’a yola çıktık. İlk araba yolculuğumuz ve Kara mışıl mışıl uyuyor. Ben ise annemle babamı torunlarıyla tanıştırma heyecanı içerisindeyim. İçim içimi yiyordu. İstanbul’da bir haftalık daha eğitim sürecekti. Aynı zamanda derneğimizin rehber köpekler yararına düzenlenen geceyle ilgili hazırlıklar devam ediyordu ve sadece 1 hafta vardı. Eve geldiğimizde annem ve babam bizi bahçede heyecanla karşıladı. Onları tanıştırdım fakat üzücü bir haberim vardı. Yaklaşık 3 ay kadar yakın ilgi göstermemeleri gerekiyordu. En zor kısmı da buydu. Kara eve girdiğinde en az benim kadar heyecanlıydı. Onun için hazırlanmış yatağını görünce mutlu bir şekilde uyudu. Ertesi gün sabah Ömür Gedik’le muhteşem bir röportajımız vardı. Telefonlarım hiç susmuyordu. Düzenlediğimiz geceye üç gün vardı ve her dakikası çok önemliydi.

Gelelim rehber köpekler yararına düzenlenen gecemize. Gecenin ilk dakikalarında heyecanlıydım. Açılış konuşması, Kara’nın tanıştırılması… Ve Kara’yla hala eğitimdeydik. Kara kalabalığın içinde güzelce uyumak istiyordu ben ise herkese masa masa hoş geldin demek… Kara ilk etapta kameramanları ve fotoğrafçılara ilgi duymadı. O gece elbisemin altına girmediği fotoğrafı zor bulduk. Ve gecemizi Kara’yla bu şekilde atlattık.

Kara’yla biz çok yeniydik İstanbul sokaklarında. Önce en sevdiğim ve 25 yılımı geçirdiğim Bağdat Caddesi’ndeydik. Her köşe, her kaldırım çok tanıdıktı. Yağmur çamur demeden yürüyüşümüze devam ettik. Kara soğuk ve yağmurlu havaları çok sevmiyor. Ama görev aşkıyla durmadan devam etti.

İlk vapur yolculuğumuz Kadıköy-Beşiktaş vapurundaydı. Müthiş bir heyecan… Gişelere geldiğimizde güler yüzlü bir beyefendi ağızlıksız Kara’yı vapura alamayacağını söyledi. Rehber köpek olduğunu açıkladım. Kaptana sorayım dedi. Sonrasında koşa koşa gelip ‘Hoş geldiniz, iyi yolcuklar’ diyerek uğurladı bizi. Artık İstanbul turuna başlayabilirdik. Ertesi gün otobüse binmeye başladık. Üsküdar sahilinde taksiler doluydu. Eğitmenimle yağmur ve rüzgârdan oldukça bunalmıştık. O anda geçen 2 numaralı İETT otobüsü orta kapısını açarak ‘Hadi gelin!’ diyerek bizi otobüse aldı. ‘İşte budur!’ diye bağırdım. Arka koltuktaki beyefendi ise Kara’yı gördükten sonra. ‘Abla cennete gider bu köpek’ diyerek indi. Tahminimden çok daha olumlu karşılandık.

Bir taksi şoförü de başta beni ve Kara’yı taksisine almak istemedi. Saldırmasından korktu ama Kara’yı görünce çok sevdi hatta dokunmak istedi. Hayatında ilk defa bir köpeği sevdiğini söyledi.

Marmaray ve metro anlarımız da birbirinden farklı ve eğlenceli anılarla dolu. Yine bir gün marmarayda asansörde bir beyefendiyle karşılaştık. Beni yabancı sandı. Eşine dönüp: ‘Eller köpeği eğitiyor sen bir oğlunu eğitemedin.’ Dedi.

Bana Kara’yı nasıl oturtacağımı ve yönlendireceğimi anlatırken bir genç kızın sesini duydum affedersiniz köpek mi görme engelli diye sordu.

Eğitmenimle Marmaraya binerken ilk etapta beni durduruyorlar. Hanımefendi kafesiniz olmadan köpeğinizi alamayız diyorlar. Açıklamamı yapıyorum. Amirlerine soruyorlar. Daha sonra beklettikleri için özür dileyip bir görevlinin yardımıyla asansöre gidiyoruz. Rahatlıkla seyahat ediyoruz. Kara Marmaray ve metroyu seviyor.

İnsanlara lütfen sevmeyin desem de bazen ‘Sevmek suç mu?’ gibi cevaplarla karşı karşıya kalıyorum. Kara’yı görenler gerçekten sevmemek için kendilerini zor tutuyorlar. Kara çok güzel bir köpek. Tasmasında ‘Lütfen dokunmayın. Sahibim görmüyor. Rehberlik yapıyorum.’ yazmasına rağmen ‘Bir kereden bir şey olmaz’ diyerek sevmek istiyorlar. İşte Kara ile en çok zorlandığımız anlar…

I. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’da görme yetisini kaybeden pek çok asker için rehber köpek yetiştirmek üzere Dünyadaki ilk rehber köpek okulu 1916 yılında açılmıştır.

Bu okulların Almanya’da hızla yayılmasıyla birlikte yetiştirilen rehber köpekler sadece Almanya’da yaşayan bireylere değil farklı Avrupa ülkelerinde yaşayan görme engelli bireylere de ulaştırıldı. Bir rehber köpeğin yetişme süresi görme engelliye teslim edilene kadar yaklaşık 1,5 yıl geçiyor. Şu an Birleşik Krallıkta 1931 yılında 2 kadın tarafından ilk rehber köpek okulu kurulmuş ve şu an  5400 engellinin kullandığı rehber köpek bulunmakta ve Türkiye’de de bu sayı daha da artacak. Bu beni oldukça heyecanlandırıyor. Artık insanların farkında olması, rehber köpeklerin görevini bilmesi ve rehber köpek sayısının da artması gerekiyor.

Kara o kadar terbiyeli ki birisi odanın kapısından gel dediğinde bile gelmez. Havlamıyor. Görev tasmasını sokağa çıkarken takıyoruz. Evde ya da ofiste görev tasmasını çıkartıyorum. Onun da bir özel hayatı var ve görev yapmadığı zaman dinlenmek, oynamak ve koşmak onun da hakkı. Ona bir de müzikli bir kemik aldım. Ofise gelen misafirlerimi karşılarken onu çalıyor.

Rehber Köpekler Derneğini Sayın Maggie Moore ile birlikte kurduk ve ayrıca rehber köpek ve hareketlilik eğitmenimiz de kadın.

Sevgiyle çözülemeyecek hiçbir engel olamaz.

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s